20.10.2009

De-realizasyon

20.10.2009
bir ara calistigim, kompresör üreten firmanin 2 futbol sahasi büyüklügündeki deposunun ortasinda durup birbirinden farkli 250 binin üzerinde büyüklü kücüklü yedek parcanin (civata, vida ,motor parcalari vs) insanoglunun neyine delalet ettigini düsünememezlikten kaynaklanan kisa süreli bir bilinc kacismasi yasamistim... bilinclerimi topladim ve bütün bu olanlara neyin sebep oldugunu bulsam bile bi ise yaramayacaginin bilincini en üste koyup oradan uzaklastim..
halen rastlarim beni provoke etmeye calisan alet edavata.. ciddiye almicam!

23.09.2009

tiyatro,

23.09.2009
ile ilgili yazmak isterdim... ama mersin de arkeoloji müzesinde yine türkiyeye özgü bir durumla karsilastik... aslinda antik cagda tiyatro girisinde kullanilan bu baskili mühür benzeri cisimlerden, antik cagdan tiyatronun gelisiminden falan bahsetmek ne zevkli olurdu... ama koca müzede hangi eserin nerede bulundugu, nasil kullanildigi, hangi döneme ait oldugu vs gibi onlarca önemli bilginin yazildigi bir tek yer bile yok.. ne bir etiket ne bir aciklama.. ööle "kör bi müze gesisi" yaptik... herkes kendi tarih bilgisiyle basbasa...

4.08.2009

tahta zeminde tarihten izler?

4.08.2009
herhangi bir tahta zemin üzerindeki boya lekeleri..
sadece ben biliyordum Fransada Louvre müzesi yakınlarındaki tarihi köprü üzerinde artık bitmiş ve geri gelmesi için bu boya lekelerinin de yetmeyeceği "büyük ressamlar çağı" na özlemle bakan birkaç ressamın ardında kalan izler olduğunu bu lekelerin...kendimi iz süren bir tarih dedektifi gibi düşledim ..fotoğrafı çektiğim anda ne düşündüğümü anımsamıyorum...ama insanız işte, bir kaç boya lekesi ve güneşin fazla yakmayan tebessümleri ile tahta zemin birleşince ...yaz yazabildiğince...

20.06.2009

An

20.06.2009
hicbirini tanimiyorum
kimbilir kimin anilarindan düstü sahafin tezgahina... 60li yillarda cekilmis bu fotograf..... bir tane bile gülümseyen, cocuklugun umarsizligini doya doya yansitan yok aralarinda... tanidiginiz varsa bildirin.. fotonun orijinali elimde.. :) zaman geciyor ve yillar önce annemin 18 yas fotografinin arkasina yazdiklari geliyor aklima "ati müphem hal yalan, hayatta elde kalan bir tek hatiran"..... sanirim böyleydi... gelecek belirsiz ... an o andir... vizöre bakilan.. gerisi yalan...

14.06.2009

British Museum

14.06.2009
bu kücük canaklar ve altindan disk londrada british müzesinde,yani aslinda ait olmadiklari bir yerdeler.. dünyanin en büyük hirsizlik anitidir aslinda bu müze.. ama bilen zaten bildigine göre biz ayrintilara bakalim... evet gamali hac.. eski sanskritcede "swastika" yani sans getiren anlaminda.. bu bir kac bin yillik altin diskin ortasina islenmis.. hitler bu sembolü kirletmeden önce dünyanin bir cok kültürünün yeryüzü gökyüzü. gezegen ve galaksi sembolü.... binlerce yil önceden beri gökyüzünü inceliyor yeryüzünün toplumlari.. sonra bulduklari sembol yere iniyor ve kirleniyor, kirletiliyor bir alcak tarafindan...

ay yıldız

hristiyanlik ya da incil diyelim daha cok da ,hep ilgimi cekmistir ve ara sira tarihi bir kesidin olay anlatisi olarak okurum... fotograf aslinda sanirim cekilmesi yasak olan bir yerde tarafimdan cekildi: Köln DOM hazine odasinda...
kardinal kiyafetinin üzerindeki hacin sol kanadina altinla islenmisti.. benim dikkatimi adamin elindeki bayrak cekti... üzerinde ay ve yildiz vardi.. tabii ki yaziyi yazma sebebim bu bayrak degil. Seytanin gizini ararken ayrintilara bakmayi becermeye calisiyorum bir bakima...
 
PEKBILAZIM © 2009. Her hakkı saklı değildir, ne de olsa "özgün olabilmek" paha biçilmez bir değerdir :)