17.10.2009

eskici-3

17.10.2009
huzurun mavi derinliklere dogru gittigini kim söylemisti eskiciye? söyle bir düsündügünde kendisini rahatlatmak isteyen annesinin bir teselli cümlesinden yola ciktigini hatirladi...
kartal eskiciyi gördü
eskici kartali
hic birsey olmadi
yazar ikisinin birbirlerinin dilinden anladigi zamani kaybetmisti.. kartal konusamadi
eskici anlamadi
yamac halki eskiciyi unutmustu
insanoglunun bilinci unutma hastaligindan muzdaripti olusundan beri..
bilinclerden de cikinca eskici
öyküyü anlatmak bana kaldi

eskici - II


eskici hic bir seyin yeni olamayacagi bir dünyada eskicilik degil herseycilik yaptigini fark etmisti
huzur kaybolmamisti ki... bir yerlere de saklanmamisti... aradiginin kendisi oldugunu nasil anlatacakti hic tanimadiklari huzuru bekleyenlere... simdi anliyordu huzurun olamayacagini...

eskicinin öyküsü - I

derin mavilikte kaybolan huzuru arayan eskicinin öyküsüdür:
sirtindaki cuvali daglarin karli yamaclarinda buldular bombos
huzuru ararken kaybolmus.. ararken.. kaybolmus..
bir ugultu dolasti
kaybolmak görelidir dedi kartalin birisi siz göremeyince kayip mi olmus oluyor
ben gördüm eskiciyi "huzuru ariyor"
kalabalikta yüzler birbirine bakindi, karli yamaclarin firtinasi yakindi
herkes evlerine dagildi..
eskiciyi merak eden kimse kaldiysa da
firtinanin korkusuna gözlerini kapadi
böylece gecti zaman....

16.10.2009

heves

16.10.2009
yasamak biraz da heveslerin tatmini oraninca amacini gerceklestiriyor... birisine bir yemek pisirmek, bir sey hediye etmek, bir isi yapmak... ama yasamin hevessiz formlari da var...
heves körelince artik kesemiyor nefsi...
yani heves kirletiyor mu yasamin mutlu gidisatini bitisiyle... bilemem, bilinmez... bitince biliriz

15.10.2009

o zaman ne gerek var?

15.10.2009
yasanmislarin izlerinden dogan müzigin ritmiyle birlikte dans edemiyorsa insan
zamanin izlerine bakip konusmadan anlasamiyorsa
ve en zor kosulda dahi bir yerlerden caglayamiyorsa yasama...
kabul edilmisler disinda anlam yüklemek istemiyorsa bilincli sizofrenisine
yani örnegin kendini annelik denilen kutsanmis sifatin aslinda sadece bir hormon marifeti oldugu bilgisiyle kirletmeyi reddedemiyorsa
hayat, alli pullu endamini, sezdirmeden giydirir tavirlara.......

baska bir bakis acisi


ama köprünün köprülügü degismiyor, nereden bakarsan bak.. Tower Bridge
yasamin bazi olgularinda dogru insanin baktigi pencereye göre degisebiliyor... cesitlilik renklilik düsünce özgürlügü ya da bunlarin tersi hep bir perspektif hatasi mi?

zaman demisken


onun yarattigi tahribat olmadan yenilik de olmazdi
sanirim yeniyi yaratan da zaman
eskiyi yaratan da

ne kadar saat

o kadar zaman mi?
degil sanirim
zaman tanriyla ortak bir özellige sahip (belki de bir cok?)
birisi teklik
dogurup dogurulmadigini bilmiyoruz
sonsuz mudur? bize sorarsaniz (öteki yazarimizi da düsünerek bana sorarsaniz demeliyim!) degildir... en azindan bilincteki zaman algisi bilincin yoklugu ile birlikte o bilinc icin(en azindan) kaybolur... ama moleküler düzeylere falan inecek olursak... neyse..... ama onun hic bir seye muhtac olmadigi tartismalidir.. iste burada sanirim eskiler onun tanriligini tartismaya baslamislar... yani zaman benim bilincime muhtacsa nasil bir tanri ola? iyi de bilincimize muhtac olmayan tanri olabilir mi ki?
zamanin esirgemedigini ve bagislamadigini cok iyi biliyoruz... baska iyi bildigimiz bir sey de "bu akil yürütmelerle dahi fazlaca sonuca ulasmak olasi degil... varsin olmasin.. yorduk ya kafayi biraz...

7.10.2009

yalniz bir kayik

7.10.2009

her zaman yalnizlik demek degildir
yeni yolculuklar
yeni baslangiclar ve tek basina yüklenilecek sorumluluklar
kücücük bir tekneye sigisir bazan

1.10.2009

sahafta gizler

1.10.2009
Acaba hayattalar mi? gerci hayatta olsalar ikisinden birisi itiraz ederdi sahafa düsmesine bu omuzdasligin... Kardesine(ya da kardes gibi dostuna) "sevgili kardesim, yasamak ebedi olsaydi beni de unutma derdim.." yazan birisi ne demek istemis olabilir ki? yasamak ebedi degil ama olsaydi yine seninle dost olurdum.. mu demek istiyor acaba..?
.
.
.
.
bisikletler burun buruna.. fotografci kim acaba.. nereden bulmuslar? yil 1953... ikinci dunya savasi sonrasi türkiye.. hangi hayaller harman oluyor kafalarda.. hangi düsler kuruluyor akillarda.. nostalji "simdiki zamandan mutlu olmamanin diger adidir" demis filofos pekbilazim... dogru galbaa..

26.08.2009

sacmalamalara bahane üretme ciftligi

26.08.2009
günesin yardimiyla terk etti gölgeler maviyi
terk eden de özgürlesti
terk edilen de
gitmeye karar vereni döndüremezsin
yasamaya gideni öldüremezsin dedi külayna
zamanin üc hali nedir?
kati sivi gaz?
bilemedin
kati
gizli
yaz

17.08.2009

yürüyen yaşlı renkler

17.08.2009
zaman ara sokaklarda renklerle yürür
kimi zaman ağır aksak
ardında ne taşıdığını yakalayamıyor donmuş hayaller makinası
güneşin gölgelerle buluştuğu anlarda bir baston sesi
ya da
her an dönüverip büyüyü bozabilecek nasıllığı bilinmez bir yüz
zaman zaman yakalanır böyle zaman
ağır aksak
ender zamanlarda

4.08.2009

sayfayı çevir ve şehri soy

4.08.2009
benliğinden...
ortaya çıkan dingin bir suskunluktur
artık kimse geçmez o sokaktan
kıpırtısız bir ışık sabit kalır
sesler soyutlanır mekandan
boyut dersen fazla takılma
çevir sayfayı ve geç
7 kere kurulmuş bu düzen
altüst olmuş tüm evren derdi
hiç sevmediğim ananem
şimdi elimizdeki bu sayfa
yenisi açılıncaya kadar
çevir
bak
ve
geç bu hayalden

28.06.2009

hayallere uzanis

28.06.2009
kazakistan da almata da cektim bu yansimayi
yansimanin kazakistanda oldugunu bir ben biliyorum, söylemeseydim de fark etmezdi belki, söyle de denilebilir, yansimalar evrenseldir
ya da kimlikleri mekandan bagimsizdir o mekanda vuku bulsa bile yansima...
her gercek bir yalanin örtüsüdür demis ya ünlü filofos pekbilazim cem efendi hazretleri :)
her yansima da bir gercegin örtüsüdür diyor uzaklardan nemelazim :)


fotoraf outatime'a da hediye olsun :)

27.06.2009

Herkes Herseyin Farkinda

27.06.2009
buna HHF faktörü diycez bundan sonraki muhabbet -pardon cözümlemelerimizde.. maykil ceksin ölünce badem gözlü oldu... aslinda sübyancilikla ilgili bircok suclamayi cocuklarin ailelerine milyonlarca dolar ödeyerek örtbas etmemis miydi ve biz bunlari bilmiyor muyduk?
yanibasimizda haksizliga ugrayanlar oldugunu hepimiz biliyoruz! ister kisi bazinda olsun ister mega-iktidar kavgalarinda, isgallerde savaslarda, soykirimlarda, yalanlarda... siyasi lider bozuntularinin konusmalarinda.. iste sonunda oldu olan basladim politik dille yazmaya.. yok abi yok.. ben coktan vazgecmistim...
bildigimiz bir sey var
ve bunu sloganlastirdik
"herkes herseyin farkinda" sonuna bizim güneylilerde oldugu gibi bi " cierim" ya da "gardas" da eklenebilir anlam kuvvetlendirmesi acisindan... topluluklar bazan ne yaptiklarini bilmelerine ve bunun dogru olmadigini da hissetmelerine ragmen devam ederler ya da karsi koymazlar bir eforiye kapilip giderler.. sosyal psikolojinin ve sosyolojinin biseleri iste... Alman Fasistleri Auschwitzde kurduklari kamplarda insanin insana yapabilecegi iskence ve vahsetin en uc örneklerini sergilerken milyonlarca Alman cephe gerisinde bundan habersiz degildi... simdi elektrikli tellerden geriye bu direkler kaldi .. bana demir dikenleri olan bir canavari andiriyorlar..... ama ya kollektif bilincimiz... kac yüzyil daha acilari kusulmaya devam edilecek bu bilincten bu farkindaligin acaba?

20.06.2009

Olabilir :)

20.06.2009
onkel du wirdst bald sterben
dayicim yakinda ölceksin
kücük yigenim söyledi bunu lokantada onlarla bulusmaya gittigimde.. azcik ezoterik olmasaydim da tirsmasaydim diyorum... saka yapmis aklinca.. cizgi filmlerin sapik karakterlerinin replikleri.. yoksa tanri buyrugu yiencaazim diliyle söylenmedi... ama aksam ilerledikce zaman, ne kadar cok sey icin ne kadar az zaman oldugu gercegi zihin yüzüne cikti... sayilmayacak kadar cok bilgi kirintisi ve mutlak sessizligi gerekli kilan bilince erme... hele de bilgin gün be gün tükendikce artmasina ragmen görece.... ne ilgisi var simdi fotografla diyenler icin, fotografi cektigim su birikintisinin gercegin öteki yüzüne bir ayna oldugunu görmenin sarsiciligindan bahsedebilirim ancak...

15.06.2009

hayal köseleri

15.06.2009
cocuklugumuzda yani en azindan benim cocuklugumda bazi yerler, bazi köseler büyülüydü
ulasilmaz
yaklasilmaz
ya da göründügünden farkliydi
oralarda ne olup bittigini bilemezdiniz
ne olup bittigi önemli de degildi orasi el sürülemez
ama gidilse harika olunacak yerlerdi
ne biliim damdan görünen daglarin karli yamaclari, balkondan görünen sehrin baska evlerle dolu mahalleleri, ya da evin icinde cocuklugun yetmezliklerinden dolayi tirmanamadigimiz bir dolap... hehe ama cocukluk bakidir.. gittigim kafelerde hep böyle köseler kesfediyorum ben.. iste bir tanesi...

12.06.2009

sabah sabah

12.06.2009
Eskiden wiki vardi, buluslar yapan, her yaptigi bulusta da kafasinin üstünde bir ampül yanan cizgi film kahramani...
ben de dedim bu gün sabah kendi kendime ne bu ya hersey ayni yataktan kalkisimiz bile ,bir rüyalar degisik o da hatirlarsan... nasil bir degisiklik yapilabilir gündelik ritüellerin sıkıcı dogasini yikmak icin...
degisiklik yapmak
üniversite yillarimda Yeni insan diye bir dergide yazardim ve safca bu dergi yoluyla ya bi sekilde farkli mentaliteye sahip bir insanin olusacagina inanirdim...
diyet yapiyor olmasam kahvaltim bile sadece damak tadima yönelik olacak.. bunu biliyorum.. vücut ihtiyacinca uyuyacak... salterleri kapatmak istedigince tv seyredecek... ihtiyaclari mi yeniden belirlemeli derken... bu gri karanlik,haziran ayinda hala yagmur yagan ülkede yataktan kalkar kalkmaz anlamini bile düsünmeden inadina gülümsiycem dedim... hadi lan polyanacilik oynama dedi icimdeki skeptik... dinlemedim... sebepsiz ,anlamsiz ve sadece dudagimi gülümseme pozisyonuna getirmeden ibaret bu oyun bana iyi geldi.. naapalim bas bas baariolar devrimler cagi gecti diye! :) yeniden gelene kadar(o çağ?) yalanciktan da olsa gülümseyelim bari ::))
beyin kaniyor bu yalana valla!

6.06.2009

ortacagda bir ucak

6.06.2009
Bazan zamanindan önce olgunlasan düsünceler, ideolojiler ve hatta cocuklar o düsüncenin yasanmasina olanak vermeyen maddi kosullar yüzünden yabancilasmanin kurbani olurlar, annem çıra dibine kör yanar derdi bilginin bazan en yakinina bile aktarilamamasinin fiziki aciklamasinin halk dilindeki ifadesi olarak.hani düsünce olarak esitlik özgürlük, insana deger verme paylasim gibi degerleri yüceltmesi ile sosyalizm düsüncesinin onu yasatacak ve yasayacak alt yapinin olmamasindan mütevellit (böyle kelimeler kullaninca yaşlı imaji oluşuyor ,hani saygı falan hehe) ölü doğması gibi
sevgılımle konusurken eskiden solcu olan sonra sagcilasmis bir kisiden konu acildi
aklima
ortacagda bir ucak olsaydi nereye inerdi sorusu geldi
düsüncelerin zamanindan öne gecmeye calismasi onlari inecek kalkacak havaalani bulamayan bir ucaga benzetiyor bazan
ucmak güzel
ama konabilmek de gerekli!

2.06.2009

"geldik, buradaydık"

2.06.2009

elimde fotograf yoktu,kücücük bir kizin bir yarisma programini izlemek icin gelenlere kapida giris bileti yerine cak bi beslik o zaman girebilirsin demesini ya da plastik toplarini kemiren şerbet(köpegin adi) le oynamasini anlatacak,yani yasam dolu anlari...ama mesela karacaahmet mezarligi gibi sanki yasayanlara ölümü yani yasamin bir baska formunu her an hatirlatma islevinde bir mezarlikla da yasama ulasilabilir...bu eski mezar tasi Ozviecim(Auschwitz) den..üzerindeki taslar yasayanlarin hafizasi denilebilir...belki de " geldik ,buradaydik " imleri....
 
PEKBILAZIM © 2009. Her hakkı saklı değildir, ne de olsa "özgün olabilmek" paha biçilmez bir değerdir :)