20.10.2009

De-realizasyon

20.10.2009
bir ara calistigim, kompresör üreten firmanin 2 futbol sahasi büyüklügündeki deposunun ortasinda durup birbirinden farkli 250 binin üzerinde büyüklü kücüklü yedek parcanin (civata, vida ,motor parcalari vs) insanoglunun neyine delalet ettigini düsünememezlikten kaynaklanan kisa süreli bir bilinc kacismasi yasamistim... bilinclerimi topladim ve bütün bu olanlara neyin sebep oldugunu bulsam bile bi ise yaramayacaginin bilincini en üste koyup oradan uzaklastim..
halen rastlarim beni provoke etmeye calisan alet edavata.. ciddiye almicam!

17.10.2009

izinsiz

17.10.2009
bir fantaziyim kacak bilinclerin ucaginda
taninmak icin taninmamayi sart kosan

gecenin karanliginda bir sarhosum
narasini kimsenin duymadigi

olmak istemedigim herseyim su an
olmak istediklerime yabanci

iste ben benim ve neredeyim
zihnimin tezgahlarinda gezmedeyim

ve herkes gibi ben de zamani gelince
benlerimden ayrilip evrenle birlesecegim

eskici-3

huzurun mavi derinliklere dogru gittigini kim söylemisti eskiciye? söyle bir düsündügünde kendisini rahatlatmak isteyen annesinin bir teselli cümlesinden yola ciktigini hatirladi...
kartal eskiciyi gördü
eskici kartali
hic birsey olmadi
yazar ikisinin birbirlerinin dilinden anladigi zamani kaybetmisti.. kartal konusamadi
eskici anlamadi
yamac halki eskiciyi unutmustu
insanoglunun bilinci unutma hastaligindan muzdaripti olusundan beri..
bilinclerden de cikinca eskici
öyküyü anlatmak bana kaldi

eskici - II


eskici hic bir seyin yeni olamayacagi bir dünyada eskicilik degil herseycilik yaptigini fark etmisti
huzur kaybolmamisti ki... bir yerlere de saklanmamisti... aradiginin kendisi oldugunu nasil anlatacakti hic tanimadiklari huzuru bekleyenlere... simdi anliyordu huzurun olamayacagini...

eskicinin öyküsü - I

derin mavilikte kaybolan huzuru arayan eskicinin öyküsüdür:
sirtindaki cuvali daglarin karli yamaclarinda buldular bombos
huzuru ararken kaybolmus.. ararken.. kaybolmus..
bir ugultu dolasti
kaybolmak görelidir dedi kartalin birisi siz göremeyince kayip mi olmus oluyor
ben gördüm eskiciyi "huzuru ariyor"
kalabalikta yüzler birbirine bakindi, karli yamaclarin firtinasi yakindi
herkes evlerine dagildi..
eskiciyi merak eden kimse kaldiysa da
firtinanin korkusuna gözlerini kapadi
böylece gecti zaman....

piccadilly

cok yakinda bir ara sokakta caddeyi seyrediyorlardi.. kendilerini para karsiliginda evlat edinip dünyanin cesitli ülkelerine götürecek seyyahlara parlak, cazip temiz alimli görünmek istediklerine eminim... bu fotograf cekildikten bu yana acaba nerelere dagilmislardir.. ve bunu bilsek bile ne önemi vardir?

15.10.2009

bu delik paristeydi

15.10.2009
halen orada mi?
bir ise yariyor mu
tüm ögrendiklerimizi bir an unuttugumuzu düsünsenize
tüm tanidiklariniz
tüm bildikleriniz
siz siz olur musunuz
ya da siz her zaman siz misinizdir?
icine sıkıştığımızı düsündügümüz tüm davranis modellerinden bir süre icin siyrilabilsek
örnegin dersteki profesöre "ulan bu anlattiklarin palavra, ya da diilse bile bana bok gibi geldi" diyebilsek.. bir otobüste dans edebilsek... ask her zaman olasi bile olsa her zaman gerekli midir? uzaylilar var mi? cannabis algi sinirlarina ulasmamiza yardimci oluyor mu.. icince hakkaten güzellesiyoz mu? internet noolcak.. 2012 de var mi bi felaket acaba? marduk nibiru falan.. ulan... bir gün anarsist öteki gün muhafazakara yakin daha öteki gün liberal olabilsek daha anarsist olmaz miyiz aabi desek?
baska ülkelerin mutfak kültürlerini örenip denesek, baska diller, baska adetler. bambaska kiyafetler ve renkler.... her firsatta bir baska ülkeye gidebilmeyi denesek.. sokakta yatabilip yasayabilir miyiz..? absinth icip icip elimize firca alip kulagimizi da japon yapistiricisi ile yapistirsak(valla yapanlar vardi!) calmayi bilmedigimiz bir gitarla kalabalik bir sokagin kösesine oturup dilensek... gerektigi yerlerde bagiramamaktan mütevellit gerekmedigi yerlerde bagirabilsek... belki de bütün bunlari yapmis isek.. iste o zaman hayata bir delikten bakmayi bile zenginlik sayamaz miyiz? saymayi denesek?

londra demisken

aradim taradim fotografi büyüttüm ama ismini bulamadim.. londranin balik pazarinin oldugu eski sokaklarindan birinde ama bayagi merkezi bi yerdeydi bu restaurant...

ne kadar saat

o kadar zaman mi?
degil sanirim
zaman tanriyla ortak bir özellige sahip (belki de bir cok?)
birisi teklik
dogurup dogurulmadigini bilmiyoruz
sonsuz mudur? bize sorarsaniz (öteki yazarimizi da düsünerek bana sorarsaniz demeliyim!) degildir... en azindan bilincteki zaman algisi bilincin yoklugu ile birlikte o bilinc icin(en azindan) kaybolur... ama moleküler düzeylere falan inecek olursak... neyse..... ama onun hic bir seye muhtac olmadigi tartismalidir.. iste burada sanirim eskiler onun tanriligini tartismaya baslamislar... yani zaman benim bilincime muhtacsa nasil bir tanri ola? iyi de bilincimize muhtac olmayan tanri olabilir mi ki?
zamanin esirgemedigini ve bagislamadigini cok iyi biliyoruz... baska iyi bildigimiz bir sey de "bu akil yürütmelerle dahi fazlaca sonuca ulasmak olasi degil... varsin olmasin.. yorduk ya kafayi biraz...

30.09.2009

Perspektif

30.09.2009
Tarih, kullanilmislik, eski ve de direnen bazan insanin üzerine yagiyor merdivenlerin sonundan... perspektif o zaman anlamsizlasiyor... bir tek yipranmis bir imgeler ormaninin o anki temsilcileri kapliyor bilincimizi.. ya da sadece benim bilincimi... bilemem

13.09.2009

astılar kentin ruhunu

13.09.2009

izmir
kocaman metropolün hemen kalbine akan bir ara sokakta ruhunu sergiliyor...
çamaşır degil asılanlar... yaramaz bir çocuğun kent haline gelmiş düşleri...
hem de gülümsüyorlar...

28.08.2009

göz

28.08.2009
sizofren olup
bir trafik aynasini gökyüzüne görüntü yansitan bir göz gibi görebilmek ilginc olurdu.. hayal ettim gerci .. ama yetmez diil mi? :)

14.06.2009

yansima

14.06.2009
Gröningendeyiz
bir üniversite kenti
bir yansima
yansimalari neden seviyorum bilmem
belki de dijital teknoloji sahte yansimalar yaratmamiza (ve daha neler yapmamiza) izin vermesine ragmen doganin bir yerlerden ben varim demesini seviyorumdur

10.06.2009

kokorec motorum oldu

10.06.2009
hep bi motorum olsun istemisimdir
ama (basliga bakiniz) izmirde.. :)
söliyecek bisi yok
bir servet bu motorlar
bari sanatsal bi fotorafini yakaliim de böyle tatmin oliim mantigiyla mi cektim bilmiyorum
hani teoride derler ya ilk insanlarin hayvan yakalama ritüelleridir magara duvarlarindaki hayvan cizimleri falan... motor yakaliyamicaz ama yazalim biz de bloomuzun duvarina...

alkollü halde bisiklet sürmek

bu acaip aletin adi bierbike (birabisikleti)
adindan anlasiliyor di mi hersey?

ortada servis yapan bir bayan var, kocaman bira ficisi, sekiz on kisi kiraliyorlar birabayk`i icip pedalliyorlar.. haa bu arada direksiyon ortadaki servis yapan ve kiralayan sirketin elemani olan dolgun mmeli hatunda... sehri gezerek bira icmenin almancasi ::))

6.06.2009

ortacagda bir ucak

6.06.2009
Bazan zamanindan önce olgunlasan düsünceler, ideolojiler ve hatta cocuklar o düsüncenin yasanmasina olanak vermeyen maddi kosullar yüzünden yabancilasmanin kurbani olurlar, annem çıra dibine kör yanar derdi bilginin bazan en yakinina bile aktarilamamasinin fiziki aciklamasinin halk dilindeki ifadesi olarak.hani düsünce olarak esitlik özgürlük, insana deger verme paylasim gibi degerleri yüceltmesi ile sosyalizm düsüncesinin onu yasatacak ve yasayacak alt yapinin olmamasindan mütevellit (böyle kelimeler kullaninca yaşlı imaji oluşuyor ,hani saygı falan hehe) ölü doğması gibi
sevgılımle konusurken eskiden solcu olan sonra sagcilasmis bir kisiden konu acildi
aklima
ortacagda bir ucak olsaydi nereye inerdi sorusu geldi
düsüncelerin zamanindan öne gecmeye calismasi onlari inecek kalkacak havaalani bulamayan bir ucaga benzetiyor bazan
ucmak güzel
ama konabilmek de gerekli!

2.06.2009

"geldik, buradaydık"

2.06.2009

elimde fotograf yoktu,kücücük bir kizin bir yarisma programini izlemek icin gelenlere kapida giris bileti yerine cak bi beslik o zaman girebilirsin demesini ya da plastik toplarini kemiren şerbet(köpegin adi) le oynamasini anlatacak,yani yasam dolu anlari...ama mesela karacaahmet mezarligi gibi sanki yasayanlara ölümü yani yasamin bir baska formunu her an hatirlatma islevinde bir mezarlikla da yasama ulasilabilir...bu eski mezar tasi Ozviecim(Auschwitz) den..üzerindeki taslar yasayanlarin hafizasi denilebilir...belki de " geldik ,buradaydik " imleri....

25.05.2009

beni rahat bırak aabi

25.05.2009

Dali nin bir resminden kacmis bu bisiklet,amsterdamda bi köprünün üstünde yakaladim,birak abi,dalgami bozma fotorafimi
cek ama söyle fiyakali olsun dedi...cektim biraktim kendi haline

24.05.2009

kime lazım sana lazım nemelazım mülazım

24.05.2009
efendım hosgeldiniz
bilirim gemileri seversiniz,hele de yanyatmislarsa
benim böyle kült nesnelerim var mi diye düsündüm
evet var
cok eski binalar hele bir de issizsalar
issiz bir hüzün benim icin de binalar hele bombossalar

22.05.2009

asilmislar

22.05.2009

asilmislar öyle pencereye
satilmayi bekliyorlar
o pencereyi oldugu gibi alip yani demirleri ve hatta icteki tahta pancuru ile .hicbirini birbirinden ayirmadan bu araabi delikanlilarin ...mümkün olsa tamam ..ama tek basina..birini al..ve yalnizla..yok ya
olmaz kiyamaz insan..bir anlami da yok...iste sahip olma duygusu ..anı..amulet falan...süs,sovenir...yok valla ben kiyamam..olduu gibi satsin pencereyi...
 
PEKBILAZIM © 2009. Her hakkı saklı değildir, ne de olsa "özgün olabilmek" paha biçilmez bir değerdir :)