30.09.2009

Perspektif

30.09.2009
Tarih, kullanilmislik, eski ve de direnen bazan insanin üzerine yagiyor merdivenlerin sonundan... perspektif o zaman anlamsizlasiyor... bir tek yipranmis bir imgeler ormaninin o anki temsilcileri kapliyor bilincimizi.. ya da sadece benim bilincimi... bilemem

6.06.2009

tavşan kader kısmet

6.06.2009
cocukken(e) iki delikli iki karton arasina alüminyum folyo koyulmus "sans kader kismet " oyununu oynamak icin para isterdim babamdan ...yuvarlaklarin icindeki alüminyumu kaziyinca (bi cesit kazi-kazan iste) bi numara cikar ,3 numara tirasli esmer cocuk ta bakar elindeki listeye" tarak kazandin"" seker kazandin" falan filan derdi...
anadolu cografyasi halen böyle ilginc islerin yapildigi bir yer..talihini tavsanlardan ögrenmek de ilginc birsey...mutlaka sembolik bir anlami vardir bu "tavsan - talih" iliskisinin ..ama simdi giremeycem derinlere...is yoksa tavsanlar var:)

5.06.2009

param olsa alirdim

5.06.2009
satiliktilar
yanyana omuz omuza vermisler
biliyorsunuz iste neye direndiklerini!
param olsa alirdim, istanbulun tanimadigim bir semtinde sevgilimle fotograf cekerken rastladik onlara... aslinda dikkatimi cekmemisti ilk basta renkleri, biri ben biri sevgilimdi, kahverengi ve pembe... valla benim herseyim ya kahverengidir ya siyah :)
hayal bu ya
alirdim onlari, bir dizi filmde kullanilmadan önce... hayal aleminden bir iki figürle destekler, cevreyi de takmadan yasatirdim, yasardim iclerinde, tarihi bir hayal aleminde.... haa teraslarinda cay icmek ne zevkli olurdu bir düsünsenize, yanna da diyet yapmama ragmen su böregi... hmmmmm...

23.05.2009

hoşgeldim şekerim hoşbuldum

23.05.2009
bu pekbisevimli fotoğraf biloğuna davet edildiğimde heycandan "hıkııııık" deyip kalmış, bir bardak suyu zor içmiş, suyun bir kısmını soluk boruma kaçırmış ve ananemin yukarı bak kuş var kuş var deyişleriyle kendime gelmiştim. buraya kadar olan biten şakaydı. esasen davet edildiğimde çok düşündüm. bu ortaklık şimdiye kadar halkımın karşısındaki nemelazım markamı nasıl etkileyecekti?
hahaha...
nemelazım markası da bir şakaydı şu anda. zaten böyle bir markayı şindiye kadar hiç duymamış olmanızdan anlamanız gerekirdi. fakat ünlü nemelazım tavrım yakınlarım tarafından, şu hayatta benim sıkıcı bir şaka olmama tek sebep gösterilir. hayatın cilvesi şu ki, davet edilme sebebim de bu kendime has nemelazımlığımdır :))

bu fotoğraf biloğunun gerçek fotoğrafçısı cem olup, nemelazımın rolü gerçek bir geyik olmaktan ibarettir, bilginize... :) hayır yani, sonra vay efendim ben duymadım, vay efendim ben bilmiyordum tarzı yaklaşımlar dikkate alınmayacaktır, önceden belirtelim.elim.lim.im.m.







22.05.2009

binalarin ruhu?

22.05.2009


bir arkadasim (biraz ezoterikcandir kendileri) binalarin bir ruhu var kardesim der...aslinda ayni dönemlerde farkli yerlerde yapilan binalara baktigimda belki binalarin degil ama onu yapanlarin ruh hallerinin benzestigini görüyorum...söyle de denilebilir mimari anlayisinin ya da yasanilan cagin o anlayisa etkileri,akimlar ,modalar,savaslar kültürel yansimalar hepsi bir binayi isciler ve de mimarlariyla el ele yapiyorlar...mesela Hollandanin daracik alanlardan maksimum yarari elde etmek icin yapilan ve tepelerinde esyayi pencerelerden iceri sokmak icin cengeller vincler olan binalari bir zorunluluk uslubu
ama taksimin basinda tam o kücük metronun oldugu yerdeki pembe binanin kardesini Pragda buldum...uzman diilim ..ama ayni yillarda ya da ayni rüzgarlarla yapilmis olmalilar:)

yillar önce

bundan yillar önce
Landau kentinde bir panayirda insanlarin 1Mark karsiliginda sari kücük kagitlar aldiklarini ve icinde bir sürü hediyenin yani sira cok ünlü ustalarin ürünü oldugu söylenen el isi porselen bebeklerin de oldugu podyuma cevrilmis bir TIR in etrafinda toplanip sans kader kismet oynadiklarini gördüm
haa bu sans kader kismet de bizim milli piyangonun kazi kazaninin Adana versiyonuydu cocukken.. ki en fazla bi tirnak makasi ya da dandik bi tarak kazanirdin ...neyse laf lafi laf anilari aciyor
Alman sans kader kismetinden aldim 5 mark verip...1 marka 10 taneymis...ve tam 10 tane bebek kazandim o aksam..haha...naapcam bebekleri..hic iste tanidiklarima falan hediye ettim yillar icinde....ihtiyacim olan biseyi kazansaydim keske...taksimde bu bebekleri görünce..bir an canim cekti mi desem ...bööle sanki almak istedim..sonra Sans Kader Kismeeet dedim

21.05.2009

sandalyenin resti

21.05.2009
günlük yüzbinlerce insanin tam olarak da sebepleri ile aciklanamayacak hareketleri ile dolu bir sehrin sokaklarindan birinde zamanla anlasmasi olan bir sandalye yan yatar
birileri onu oraya koymustur
ama
ben sandalye protesto etsin istiyorum
Aborijinler der ki, bütün bu yasadiklarimiz rüya aslinda biz rüya zamandayiz
uyanmak istermiyiz istemezmiyiz ama kücük sonsuzluk momentlerinde rüyadan uyanip gercege kavussak ve sandalyenin protestosunu anlasak...olabilemez mi ?

Di ceri DUUU


sanki karadeniz agzi ile hele bi ceri dur der gibi...
termit karincalarinin oydugu yerel okaliptüs agaclarindan yapilan yüksek tonlu üflemeli calgi
ilk avrupada sokak calgicilarinda görmüstüm ...gecenlerde kisa istanbul ziyaretimde taksimde görünce bi fotorafini cekiim dedim
bir zamanlar yasli bir amcaya cektigim detay fotograflarini gösterdigimde amcam fotoraflara bakip bakip " hep yahmising heralde bosa cekmising arhadaslaring nerde bu resimlerde?" demisti hakli olarak...hepimiz algilarimizi bildiklerimizle yönlendiririz ya...
bu di geri duu sesi de ilk basta bir zarilti zurultu gibi geliyor..ama kendinizi verip yerli kabilelerin dansi ve rüya zamanlari ile birlestirdiginizde ortaya otantik ve de dogal tatlari iceren bir sesler bilesimi cikiyor...
http://www.hauart.de/flash/didgework1.html

Kedi

Valla kedi her yerde kedi ama bizim kediler daha bi anarşist canim..
biri galata yokusunda cikti karsimiza külhanbeyi,böyle delikanli tavirli...görmüs
gecirmis bi kedi
bu dedi yolarkadasim
digerinin karsisina biz ciktik cünkü bizi bile takmayacak vaziyette bi arabanin tepesinde uyuyordu..
bir digeri ise tel örgülerin arasinda kamufle olmus ama bize tel örgü falan islemez abi dercesine siestasını eda eyliyordu
yok aabi
bu kediler gezegenimizin en anarsist yaratiklari
helal ossun be
saygi

dil



DOLMABAHCE'de ölüm dösegindeyken M.kemal son sözleri dil olmus anlatanlarin yalancisi tarihe göre...belki susuzlugundan ya da yüksek atesinden...
kerkük hoyratinda
dilim dilim kes meni dilim dilim basima neler geldi getiren dilim dilim
denmis
insanoglu aslinda steriyotip bir dil kullanmaya basladi facebook yüzyilinda
global bir dil olusturulmaya baslandi kullanilan kavramlarin birliginde
duvarlarda bile
birisi istanbul
birisi Köln
artik sadece yapanlar degil bakanlar da anliyorlar bu dili
insanoglunun kollektif bilincinin en azindan kavramlarini ortaklastirmaya meyilli oldugunu bilmek de umut verici :)

esintiler

gizli ruh
bir arkadasin dedigi gibi bir zamanlar
"siz blogyapma rahatsizligindan muzdaripsiniz sanirim"
evet
zaten pek anlamiyorum blog falan yapmadan ama bu sefer de farkli bi doku olsun dedim
zaten esintiler olacak bu blogda ruhuma carpan surda burda
istanbulda dolasiyoruz
galataya dogru tirmanistayiz ve kediler, ara sokaga nasil girip de park ettigi belli olmayan Chevrolet... bir de duvarlarda gizli bir ses..
biz de buradayiz...belki de bu sehrin asil ruhu bizleriz diyorlar
bilmiyorum
ama Corporation u isci ödemelerine büyük gözalti mansetli gazete sayfasi ile duvarda görünce "gizli ruh" a inanmaya basladim...

Chevrolet orada bekliyor...
kimbilir hangi zamani ...
hala duvarlardayiz diyor gizli ruh
duvarlardan inemedik ama tüm duvarlara isledik
 
PEKBILAZIM © 2009. Her hakkı saklı değildir, ne de olsa "özgün olabilmek" paha biçilmez bir değerdir :)